Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@ÖHÜ, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği Tespitler ve Öneriler
(2025) Serkan Yurdakul; Sümeyye Ayyüce ŞAHİN DEMİR; Elif VAROL
Mesleki ve teknik eğitimin son on yıldaki eğilimlerini, güncel politika ve uygulamalarını veriye dayalı olarak izlemek ve değerlendirmek; mesleki eğitimin niteliğini artırmaya yönelik tartışmalara katkı sunmak bu odak analizin temel amacıdır. Bu kapsamda
odak analiz, mesleki ve teknik eğitimin ortaöğretim boyutuna odaklanmakta; okul
ve öğrenci sayıları, eğitim ortamları ve çıktıları veriye dayalı olarak incelenmektedir.
Türkiye, OECD ülkeleriyle karşılaştırmalı olarak ele alınmakta; Almanya, Japonya,
Finlandiya, Birleşik Krallık ve Güney Kore örnekleri üzerinden dünyadaki mesleki
eğitim uygulamaları değerlendirilmektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nde mesleki ve teknik eğitime yönelik olarak
belirlenmiş sorun alanları da göz önünde bulundurularak mesleki ve teknik eğitime
yönelik önerilerimiz:
● 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine ilişkin Eğitim-Bir-Sen’in saha araştırması
(2025), özellikle lise kademesinde uzun ve tek tip yapının öğrencilerin ilgi ve
yetenekleriyle yeterince örtüşmediğini; mesleki yönlendirme ve kariyer rehberliği mekanizmalarının yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu durum, öğrencilerde
motivasyon kaybına yol açmakta ve mesleki eğitime yönelimi zayıflatmaktadır.
● Son on yılda mesleki ve teknik ortaöğretimde öğrenci sayısı ve oranı düşüş
göstermiş; mesleki eğitimin ortaöğretim içindeki payı %36’dan %31,5’e gerilemiştir. Türkiye, mesleki programlara kayıtlı öğrenci sayısı bakımından OECD
ülkeleri arasında üst sıralarda yer almasına rağmen, mesleki eğitimin toplam
ortaöğretim içindeki payı OECD ortalamasının (%44) oldukça altındadır.
● Mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile mesleki açıköğretim lisesinde öğrenci
sayıları azalırken, mesleki eğitim merkezlerine olan talep hızla artmıştır. Mesleki eğitim merkezlerinde öğrenci sayısının 2016–2025 döneminde 36 binden
420 bine yükselmesi, iş temelli öğrenme ve usta-çırak modelinin öğrenciler
açısından giderek daha cazip hâle geldiğini ortaya koymaktadır.
● Mesleki eğitim merkezlerinin ortaokuldan itibaren öğrenci ve velilere etkin biçimde tanıtılması, rehberlik ve yönlendirme faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve
sektör temsilcileriyle işbirliğinin artırılması önem arz etmektedir. Bu kurumların, öğrencilerin haklarını koruyan ve teşvik eden bir çerçeveyle desteklenmesi, mesleki eğitimin cazibesini artıracaktır.
● OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye’de mesleki eğitimde özel sektörün payı oldukça düşüktür. Mesleki ve teknik eğitimin sürdürülebilirliği açısından, özel sektörün ortaöğretim düzeyinde mesleki eğitime daha fazla katılımını sağlayacak teşvik mekanizmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği Tespitler ve Öneriler8ODAK ANALİZ DİZİSİ: 12 / ARALIK 2025● Mesleki ve teknik ortaöğretimde öğretmen ve okul başına düşen öğrenci sayılarında yaşanan düşüş, önemli bir kapasite avantajı oluşturmuştur. Bu kapasitenin daha etkin kullanılması için, genel ortaöğretimde öğrenim gören
öğrenciler ve yeni mezunlara yönelik sertifikalı ve kısa süreli mesleki eğitim
programları yaygınlaştırılmalıdır.
● Mesleki ve teknik ortaöğretimden mezun olan öğrencilerin büyük çoğunluğunun yükseköğretime yönelmesi, mesleki eğitimin doğrudan istihdama geçiş
işlevinin zayıfladığını göstermektedir. Mezunların beklenti, hedef ve tercihlerini
anlamaya yönelik kapsamlı öğrenci araştırmaları yapılması, eğitim–istihdam
bağının güçlendirilmesi açısından kritik önemdedir.
● Almanya, Japonya, Finlandiya, Birleşik Krallık ve Güney Kore örnekleri ve
OECD ülkelerinde; mesleki eğitimin başarısında erken yönlendirme, iş-okul
işbirliği, esnek geçişler ve yaşam boyu öğrenme mekanizmalarının belirleyici
olduğunu göstermektedir. Türkiye’de de mesleki eğitimin itibarı, yönlendirme
süreçleri ve istihdam güvencesi birlikte ele alınarak yeniden yapılandırılmalıdır
● Yükseköğretimde baraj puanlarının kaldırılması ve kontenjanların azaltılması,
mesleki ve teknik ortaöğretim mezunlarının önlisans ve lisans programlarına
yerleşme oranlarını belirgin biçimde düşürmüştür. Bu durum, mesleki ve teknik ortaöğretimde yükseköğrenime yönelen öğrenciler ile doğrudan istihdama
yönlendirilecek öğrenciler için farklılaştırılmış bir yapı ihtiyacını ortaya koymaktadır.
● Türkiye’de 18–24 yaş grubunda NEET oranının %31 ile OECD ortalamasının
oldukça üzerinde seyretmesi, özellikle mesleki ve teknik ortaöğretim mezunlarına yönelik hedefli politika ve araştırmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
NEET durumunda olan genel ortaöğretim mezunlarına yönelik ise sertifikalı
mesleki eğitimlere yönlendirecek mekanizmalar oluşturulmalı ve öğrencilerin
mesleki eğitim merkezlerinden yararlanmalarına teşvik edecek uygulamalar
oluşturulmalıdır.
● Mesleki ve teknik eğitime ilişkin politika belgelerinde yer alan sorun alanlarının
önemli bir kısmı, veriye dayalı göstergelerle örtüşmemektedir. Bu alanlar bu
odak analiz içerisinde veri temelli bir biçimde analiz edilmiştir. Bu nedenle
mesleki ve teknik eğitim politikalarının; öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler,
sektör temsilcileri ve diğer paydaşlarla birlikte, veri temelli bir yaklaşımla planlanması ve uygulanması büyük önem taşımaktadır
YÜKSEKÖĞRETİME BAKIŞ 2025 İZLEME ve DEĞERLENDİRME RAPORU
(2025) Serkan Yurdakul; Sümeyye Ayyüce Şahin Demir; Elif Varol
Eğitim sistemleri, yalnızca mevcut durumu yönetmekle sınırlı olmayan; aynı zamanda geleceği
öngörmeyi, toplumsal ihtiyaçları doğru okumayı ve sürdürülebilir politikalar üretmeyi gerekli
kılan çok boyutlu yapılardır. Bu sorumluluk, özellikle bireysel kazanımların ötesinde ülkenin
ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasını doğrudan etkileyen yükseköğretim alanında daha da
belirgin hâle gelmektedir. Yükseköğretimde yaşanan niceliksel büyümenin niteliksel gelişimle
desteklenmediği durumlarda, sistemin kırılganlıkları daha görünür hâle gelmektedir.
Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu Eğitim-Bir-Sen olarak sendikal faaliyetlerimizi,
yalnızca taleplerin dile getirildiği bir alan olarak değil; veriye dayalı analizlerin üretildiği ve politika
geliştirme süreçlerine katkı sunulan bir sorumluluk zemini olarak ele alıyoruz. Bu anlayışın
doğal bir sonucu olarak, 2017 yılından itibaren yayımladığımız Yükseköğretime Bakış raporlarıyla
Türkiye yükseköğretim sistemini düzenli aralıklarla izlemeyi, değerlendirmeyi ve yapıcı öneriler
geliştirmeyi temel bir sendikal görev olarak benimsedik.
Bu yıl dokuzuncusu yayımlanan Yükseköğretime Bakış raporu, mevcut durumu ortaya koymanın
ötesinde; yükseköğretim sisteminin güçlü yönlerini görünür kılmayı, yapısal sorun alanlarını
tespit etmeyi ve çözüm odaklı politika önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Bu çalışmaların temel hedefi, yalnızca mevcut tabloyu betimlemek değil; yükseköğretim
politikalarının daha katılımcı, daha şeffaf ve daha nitelikli bir zeminde şekillenmesine katkı
sunmaktır. Yükseköğretim sisteminin izlenmesi ve değerlendirilmesi, kaynakların etkin kullanımı
kadar akademik kalite, istihdam uyumu ve toplumsal beklentilerin karşılanması açısından da
vazgeçilmez bir gerekliliktir.
Elinizdeki rapor, yıllar içinde oluşan kurumsal birikimin ve süreklilik arz eden izleme yaklaşımının
yeni bir halkasını oluşturmaktadır. Veri temelli analiz anlayışıyla hazırlanan bu çalışmanın;
yükseköğretim camiasına, karar alıcılara, araştırmacılara ve kamuoyuna önemli katkılar
sunacağına inanıyorum. Türkiye yükseköğretim sisteminin daha güçlü, daha nitelikli ve daha
sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlaması temennisiyle, raporun hazırlanmasında
emeği geçen tüm araştırmacılara ve katkı sunan paydaşlara teşekkür ediyorum.
Ali Yalçın
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen
Genel Başkanı
HE-LHC: The High-Energy Large Hadron Collider Future Circular Collider Conceptual Design Report Volume 4
(Springer Heidelberg, 2019) Abada, A.; Abbrescia, M.; AbdusSalam, S. S.; Abdyukhanov, I.; Abelleira Fernandez, J.; Abramov, A.; Aburaia, M.
In response to the 2013 Update of the European Strategy for Particle Physics (EPPSU), the Future Circular Collider (FCC) study was launched as a world-wide international collaboration hosted by CERN. The FCC study covered an energy-frontier hadron collider (FCC-hh), a highest-luminosity high-energy lepton collider (FCC-ee), the corresponding 100 km tunnel infrastructure, as well as the physics opportunities of these two colliders, and a high-energy LHC, based on FCC-hh technology. This document constitutes the third volume of the FCC Conceptual Design Report, devoted to the hadron collider FCC-hh. It summarizes the FCC-hh physics discovery opportunities, presents the FCC-hh accelerator design, performance reach, and staged operation plan, discusses the underlying technologies, the civil engineering and technical infrastructure, and also sketches a possible implementation. Combining ingredients from the Large Hadron Collider (LHC), the high-luminosity LHC upgrade and adding novel technologies and approaches, the FCC-hh design aims at significantly extending the energy frontier to 100 TeV. Its unprecedented centre-of-mass collision energy will make the FCC-hh a unique instrument to explore physics beyond the Standard Model, offering great direct sensitivity to new physics and discoveries.
FCC Physics Opportunities: Future Circular Collider Conceptual Design Report Volume 1
(Springer, 2019) Abada, A.; Abbrescia, M.; AbdusSalam, S. S.; Abdyukhanov, I.; Fernandez, J. Abelleira; Abramov, A.; Aburaia, M.
We review the physics opportunities of the Future Circular Collider, covering its e(+)e(-), pp, ep and heavy ion programmes. We describe the measurement capabilities of each FCC component, addressing the study of electroweak, Higgs and strong interactions, the top quark and flavour, as well as phenomena beyond the Standard Model. We highlight the synergy and complementarity of the different colliders, which will contribute to a uniquely coherent and ambitious research programme, providing an unmatchable combination of precision and sensitivity to new physics.
FCC-ee: The Lepton Collider: Future Circular Collider Conceptual Design Report Volume 2
(Springer Heidelberg, 2019) Abada, A.; Abbrescia, M.; AbdusSalam, S. S.; Abdyukhanov, I.; Fernandez, J. Abelleira; Abramov, A.; Aburaia, M.
In response to the 2013 Update of the European Strategy for Particle Physics, the Future Circular Collider (FCC) study was launched, as an international collaboration hosted by CERN. This study covers a highest-luminosity high-energy lepton collider (FCC-ee) and an energy-frontier hadron collider (FCC-hh), which could, successively, be installed in the same 100 km tunnel. The scientific capabilities of the integrated FCC programme would serve the worldwide community throughout the 21st century. The FCC study also investigates an LHC energy upgrade, using FCC-hh technology. This document constitutes the second volume of the FCC Conceptual Design Report, devoted to the electron-positron collider FCC-ee. After summarizing the physics discovery opportunities, it presents the accelerator design, performance reach, a staged operation scenario, the underlying technologies, civil engineering, technical infrastructure, and an implementation plan. FCC-ee can be built with today's technology. Most of the FCC-ee infrastructure could be reused for FCC-hh. Combining concepts from past and present lepton colliders and adding a few novel elements, the FCC-ee design promises outstandingly high luminosity. This will make the FCC-ee a unique precision instrument to study the heaviest known particles (Z, W and H bosons and the top quark), offering great direct and indirect sensitivity to new physics.




















