Yazar "Bozlak, Yasemin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe XIX. Yüzyılda Edirne Sancağı'nın demografik yapısı ve iskan siyaseti(Niğde Üniversitesi, 2008) Bozlak, Yasemin; Kaya, MehmetEdirne, kurulduğu M.Ö II. yüzyıldan itibaren stratejik konumu bakımından, tarih sahnesinde önemli yer tutan bir şehirdir. İlkçağlarda Roma İmparatorluğu, daha sonraları Bizans İmparatorluğu gibi geniş coğrafyalara hükmetmiş olan İmparatorlukların himayesine girmiştir. 1360'lı yıllarda sultan I. Murat zamanında Osmanlı hâkimiyetine girmiş, 1453'te İstanbul'un fethedilip başkent yapılmasına kadar imparatorluğun başkentliğini yapmıştır. XIX. yüzyılda birçok savaşa ev sahipliği yapmış, Osmanlı'nın çözülmeye başlaması ile birlikte imparatorluğun birçok şehri gibi Edirne de bundan payını almıştır. Yüzyıla damgasını vuran Osmanlı-Rus savaşlarının hareket sahası Edirne olmuştur. Bu çalışmamızda Osmanlı'nın bir eyaleti olan Edirne'nin merkez sancağının XIX. yüzyıldaki durumu hakkında bilgi vermeye çalıştık. Osmanlı idaresi içerisinde vilayetler, teşkilatın en büyük ve en önemli oluşumlarıydı. Bu yüzyılda vilayetin sancak sayısı sürekli değişmekle birlikte, Edirne Merkez Sancağı'nın da kaza sayısı değişme göstermiştir. Çalışmamız 1800'lü yıların başından itibaren sancağın idari kısımlarını, nüfusunu ve sancaktaki iskân politikasını içermektedir. Edirne Balkanlara sınır olması münasebetiyle sürekli göçlere maruz kalmış bir şehirdir. Şehre gelen muhacirlerin Osmanlı düzeni içerisinde nasıl yerleştirildiği ve muhacirlere nasıl muamele edildiği ulaştığımız arşiv belgelerinden anlaşılmaktadır. Arşiv kaynakları Osmanlı'nın Balkan toprakları içerisinde en büyük idari teşkilatlardan biri olan Edirne'nin XIX. yüzyıl ekonomisi, sosyal hayatı, nüfusu ve idari yapısı hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Çalışmamızın arşiv kaynakları ile alakalı olan asıl kısmı üçüncü bölüm olan iskân siyasetidir. Bu bölümde Osmanlı Devleti iskân siyasetinin, Edirne içerisinde nasıl yürütüldüğünü anlatmaya çalışılmıştır. Osmanlı'ya sığınan muhacirler, yerli halktan ayırt edilmeyip, sistemli bir şekilde yerleştirilmiş, iskân edilen yerlerde kurulan düzenin devamının sağlanması amacıyla muhacirlerin yerli halklarla olan ilişkisi kontrol altında tutulmaya çalışılmıştır.












