Yazar "Nazif Tok" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Nationalism, State and Cultural Survival(2002) Nazif TokBu çalışma, milliyetçi hareket ve çatışmaların etnik milliyetçiliğin ayrımcı karakterinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı görüşünü reddederek, bunların çoğunun yaygın olarak yurttaşlık milliyetçiliği ya da siyasi milliyetçilik olarak bilinen milliyetçilik anlayışına tepki olarak ortaya çıktığını ve kültürlerinin korunmasını ve yaşatılmasını amaçladığını savunuyor. Yurttaşlık milliyetçiliğin (siyasi milliyetçiliğin) tamamen siyasi açıdan ya da etnik kültür ve kimliklerden bağımsız olarak sunulması milliyetçi hareket ve çatışmaların ne üzerine olduğunu gizliyor. Milliyetçiliğin bağımsız bir kültürel boyutu vardır. Ernest Gellner'in tanımladığı gibi milliyetçilik aslında kültür ve devletin evliliğidir. Bu yüzden devlet ve kamusal kurumların sosyo-kültürün (ulusal kültürün) yeniden üretiminde hayati bir rolü vardır. Bu durum ulusal azınlıkların niçin kendilerini yönetmek için bir takım siyasi hak ve güçler talep ettiklerini açıklıyor. Bu tür hak ve güçlere sahip olmadıkça ve kültürlerini kurumlaştırmadıkça, ulusal azınlıklara mensup bireylerin baskın çoğunluk kültürlerini kurumlaştırmadıkça, ulusal azınlıklara mensup bireylerin baskın çoğunluk kültüre yaşamsal bağımlılığı kültürel asimilasyona yol açıyor. Ulusal azınlıkların kültürlerini koruyup yaşatmak için kültürlerini kurumlaştırmaları gerekiyor. Ulusal azınlıkların kültürel değişimlerinin şekli, oranı ve yönü üzerine kendilerine belli bir derece hakimiyet verecek olan bir takım hak ve güçleri talep etmeleri bu bağlamda anlaşılabilir. Sonuç olarak bu çalışma siyasal olanla kültürel olan, siyasi güçle ulusal kültürün yeniden üretilmesi arasındaki ilişkiyi ortaya seriyor.Öğe Person, Humanity and Identity(2002) Nazif TokSon zamanlarda azınlık kültürlerin kimliklerine ilişkin talepleri, dikkatimizi kimlik kavramına odaklandırarak, liberal ve komünitarian kişi anlayışlarına ilişkin bazı sorular gündeme getiriyor. Bu makalede liberal ve komünitarian kişi anlayışları kimlik kavramı açısından incelenerek, neler ifade ettikleri tartışılıyor. Ne liberal ne de komünitarian anlayışın kişi-insanlık-kimlik ilişkisine dair yeterli bir açıklama ortaya koyamadığı gösterildikten sonra, insanlık ve kimliğin oluşturduğu iki boyutlu bir liberal kişi teorisi geliştiriliyor. Bir kişinin kimliğinin tanınmasının kendine saygıyla bağlantısı gösterilerek bu iki boyutlu liberal kişi anlayışının son zamanlarda dini, etnik ve ulusal grupların kimliğe ilişkin taleplerini daha iyi açıkladığı ileri sürülüyor. Hatta bu taleplerin dğerlendirilmesi ve haklı olup olmadıklarına karar verilmesi için uygun bir zemin sağlayacağı ileri sürülüyor.












