Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe PİYASA RİSKİ ÖLÇÜMÜ OLARAK RİSKE MARUZ DEĞER: FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI ÜZERİNE BİR UYGULAMA(2021) Filik, Abdurrahman; İskenderoğlu, Ömer; Akdağ, SaffetRisk çoğunlukla “zarara uğrama tehlikesi’’ olarak tanımlanmaktadır. Bu tehlikenin risk yönetimi ile önceden belirlenmesi, ölçülmesi ve gerekli önlemlerin alınarak olası kayıpların engellenmesi amaçlanmaktadır. Riske maruz değer daha anlaşılabilir olması ve muhtemel kayıp için tek bir rakam tahmini vermesinden dolayı risk yönetimi alanında en fazla tercih edilen yöntemlerden olmuştur. Riske maruz değer, düzenleyici otoritelerin önerileri ve kurumların risklere karşı duyarlılığının artması ile en çok kullanılan risk ölçütlerinden olmuştur. Bu çalışmada, dolar, euro, sterlin, altın, BİST50, BİST100, bitcoin finansal araçlarında piyasa riskinin ölçülmesinde kullanılan varyans-kovaryans yöntemi ile hangi yıllarda ve hangi finansal araçlarda riskin daha fazla olabileceğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada Ocak 2009 – Aralık 2018 dönemlerine ait günlük kapanış verileri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, dolar, euro ve sterlin için maksimum riske maruz değer 2018 yılında, BİST50 ve BİST100 endekslerinde en yüksek riske maruz değer 2013 yılında altın ve bitcoin için ise en yüksek riske maruz değer 2014 yılında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca riske maruz değer hesaplaması yapılan finansal yatırım araçları arasında en yüksek riske maruz değer bitcoin’ de, en düşük riske maruz değer ise dolarda olduğu görülmüştür.Öğe SOVYETLER BİRLİĞİ KOLONYAL BİR İMPARATORLUK MUYDU?(2021) Düğen, TurgayXX. yüzyılın başında Rusya’da gerçekleşen Bolşevik Devrimi hem dünya siyaseti açısından hem de Avrasya coğrafyasının siyasi ve sosyokültürel yapısı açısından belirleyici bir rol oynamıştır. Dünya siyasi tarihinde kolonyalizm nasıl ki siyasi sınırları, ekonomik ilişkileri ve sosyokültürel yapıları belirleyen bir etken olduysa, Sovyetler Birliği de Avrasya coğrafyası için en az o kadar etkili olmuştur. Bu makalede, kolonyalizm ve postkolonyalizm çalışmaları ekseninde Sovyetler Birliği’nin kolonyalist bir imparatorluk olup olmadığının cevabı aranmıştır. Kolonyalizm çalışmaları açısından Rusya Çarlığı’nın bile kolonyalist bir imparatorluk olup olmadığı farklı gerekçelerle tartışmalıyken, Sovyetler Birliği’nin kolonyalist bir yapı olup olmadığı sorusuna nasıl cevap aranmalıdır? Makalede, kolonyalizm çalışmalarındaki kolonyalizm tanımından hareketle, Sovyetler Birliği’nin hedefleri, söylemleri, araçları ve nihayetinde ortaya çıkan durum ve yapı değerlendirilmiştir. Makalede Sovyetler Birliği, ekonomik ve idari yapıdan ziyade kimlik politikaları, yerel kimliklerin asimilasyonu ve Ruslaştırma siyaseti üzerinden incelenmiştir. Hem kolonyalizm çalışmalarında hem de post-kolonyalizm çalışmalarında Sovyetler Birliği genellikle konu dışında tutulmuştur. Konu dışında tutulmasını gerektiren farklılara sahip olmasına rağmen bununla birlikte Sovyetler Birliği’nin kolonyalizm çalışmaları içinde değerlendirilmesini gerektirecek kadar benzer özellikleri de haizdir.Öğe TESTING THE VALIDITY OF THE POLLUTION HAVEN HYPOTHESIS FOR REGIONALLY LEADING EMERGING ECONOMIES*(2021) Demiral, Özge; Demiral, MehmetThis study tests the validity of the Pollution Haven Hypothesis (PHH) for the case of six emerging industrial economies with a relatively higher competitive industrial performance compared to the other developing countries in their region. The sampled countries are China (East Asia), Poland (Europe), Mexico (Latin America), India (South Asia), South Africa (Africa), and Turkey (Europe and the Middle East). The study adopts a Revealed Comparative Advantage (RCA) approach to the Pollution-Intensive Industrial Products (PIIPs) and differs from many relevant studies by grouping PIIPs and distinguishing a wide range set of factors between those that directly affect the RCA in PIIPs and those that have indirect effects through attracting Foreign Direct Investment (FDI). Estimations of random-effects models over the period 1995-2018 provide weak support for the validity of PHH: Despite inward FDI stocks are positively associated with the RCA indices of higher polluting industries, the environmental policy elasticity of inward FDI stocks is slight and insignificant. The study argues that the evidence of the PHH may change over proxies, measurements, model construction, and (more importantly) the classification of PIIPs that should be considered by future studies while analyzing the PHH.Öğe AKILLI ŞEHİR PROJELERİNE VATANDAŞ KATILIMI: İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ(2021) Bingöl, Ezgi SeçkinerVatandaşlar ve vatandaş katılımı literatürde akıllı şehir gelişiminin önemli unsurları arasında sayılmaktadır. Akıllı şehirlerin dönüşümünde bilgili ve deneyim sahibi vatandaşların katılımı, projelerin başarısını ve sürdürülebilirliğini etkilemektedir. Şehirlerin akıllı şehir olma sürecinde önemli rol oynayan projelere vatandaş katılımı konusu ise ihmal edilebilmektedir. Bu çalışmada akıllı şehirlerde vatandaş katılımı olgusu tartışılmıştır ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) akıllı şehir projeleri Sherry Arnstein’ın Katılım Merdiveni Modeli bağlamında analiz edilmiştir. Bu doğrultuda İBB’nin akıllı şehir projeleri; belediye resmi faaliyet raporları, Avrupa Birliği İlişkileri Müdürlüğü’nün, Akıllı Şehir Müdürlüğü’nün ve İSBAK A.Ş’nin proje raporları, internet sayfaları ve projelere ilişkin çeşitli belgeler taranarak incelenmiştir. Projelerde vatandaş katılımının nasıl gerçekleştiği sorusu üzerinde durulmuştur. 2008-2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplam 37 adet tamamlanmış akıllı şehir projesi doküman analizi yöntemi ile; projelerin amaçları, paydaşları, katılım düzeyleri, katılım şekilleri, katılımın içeriği, katılımın sonucu başlıkları çerçevesinde analiz edilmiştir. Çalışma sonunda, İstanbul’un akıllı şehir projelerine vatandaş katılımının katılımsız ve sembolik düzeylerde kaldığı sonucuna varılmıştır. Projelerin vatandaş odaklılıktan ziyade etkinlik odaklı olarak tasarlandığı, proje paydaşlarının çoğunlukla özel şirketlerden, fon ve teknoloji sağlayıcı ajanslardan oluştuğu görülmüştür. Eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık veren projelerde katılımın sembolik kaldığı; tasarım ve hazırlık aşamasında vatandaş katılımına yer veren, mobil katılım, çalıştay, kuluçka merkezleri gibi girişimcilik faaliyetleri içeren projelerin ise güçlü katılım sağlama potansiyellerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.Öğe MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ DİJİTAL MUHASEBE OKURYAZARLIK DÜZEYLERİNİN TESPİTİ ÜZERİNE KAYSERİ VE NİĞDE İLLERİNDE BİR ARAŞTIRMA(2021) Pusmaz, Taha; Özulucan, AbitterMuhasebe meslek mensuplarının dijital muhasebe okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışmada, nicel araştırma yöntemlerinden “Tarama Modeli” kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’ne (TÜRMOB) üye olan muhasebe meslek mensupları, örneklemini ise olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden, “Uygun Örnekleme Modeli” esas alınarak Kayseri ve Niğde’de faaliyet gösteren 294 (285 SMMM ve 9 YMM) muhasebe meslek mensubu oluşturmaktadır. Araştırmada, muhasebe meslek mensuplarının cinsiyetleri, yaş düzeyleri, öğrenim düzeyleri, mesleki unvanları, mesleki tecrübeleri, mezun oldukları lise türü ve yerleşim yeri türü ile dijital muhasebe okuryazarlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığın olmadığı, dijital sistemlerin hayatlarındaki ve mesleklerindeki önem derecesi, dijital sistemleri etkin ve verimli kullanmak için eğitim alma durumları ve yeni teknoloji ve dijital sistemleri nasıl öğrendikleri ile dijital muhasebe okuryazarlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Sonuçta muhasebe meslek mensuplarının dijital muhasebe okuryazarlık düzeylerine ilişkin yapılan istatistiksel analizler sonucunda muhasebe meslek mensuplarının dijital muhasebe okuryazarlık ve bilinç düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir.Öğe DIŞ TİCARET VE BÜYÜME İLİŞKİSİ: GELİŞMİŞ ÜLKELERDEN BULGULAR(2021) Turgut, Ecem; Uçan, OkyayLiberalleşme ve sermaye hareketlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte dünya ticaret dengeleri yeniden şekillenme sürecine girmiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerle birlikte ülkeler arasındaki rekabet daha da artış göstermiş ve dış ticaret kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme oranının sağlanmasında dış ticaretin etkisi göz ardı edilemediğinden dolayı ülkeler dış ticaretin önemli bir parçası olan ihracat ve ithalatlarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmışlardır. Bu konuda literatürde bazı çalışmalar ihracatın büyüme üzerinde daha büyük bir etkisi olduğunu varsayarken bazı çalışmalar ithalatın daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. Bu amaçla çalışmada 19 gelişmiş ülkenin 1994-2019 yılları arasındaki ihracat, ithalat ve büyüme verilerinden yararlanılarak dış ticaret ve büyüme ilişkisi analiz edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmada öncelikli olarak birim kök testi yapılmış ve akabinde değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkinin analiz edilebilmesi için Pedroni eşbütünleşme testi yapılmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu aşamadan sonra FMOLS testi yapılarak değişkenler arasındaki ilişkinin boyutu ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar hem ihracatın hem de ithalatın büyümeyi artırdığı ancak büyüme üzerinde ihracatın, ithalattan daha fazla etkili olduğunu göstermiştir. Son olarak ise Dumitrescu Hurlin panel nedensellik testi yapılmış ve büyüme ithalatın nedeni olarak bulunurken, ithalat büyümenin nedeni olarak bulunamamıştır. Buna karşın ihracat ve büyümenin karşılıklı olarak birbirlerini etkilediği de analiz sonucunda anlaşılmıştır.Öğe AVRASYA EKONOMİK BİRLİĞİ: OLUŞUM, POTANSİYEL VE SINIRLILIKLAR(2021) Koçer, Fatma Şura Bahsi; Gökten, KeremBatılı devletler Coğrafi Keşifler ile başlayan süreçte kendi dışındaki toplumları kontrol etme uğraşısı içinde olmuştur. Batı devletlerinin bu doğrultudaki çabaları el koyarak birikimden emperyalizme varan bir çeşitlilik sergilemiştir. II. Dünya Savaşı’nın bitmesi ile ABD ve Sovyetler Birliği iki büyük güç olarak öne çıkarak kendi stratejik çıkar ve ideolojileri doğrultusunda uluslararası politikayı şekillendirmişlerdir. ABD, Batı Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesine müdahale ederken Sovyetler Birliği de Doğu Avrupa ve Orta Asya devletlerini yeniden yapılandırmıştır. Böylece iki karşıt gücün öncülüğünde iki bloklu bir dünya düzeni oluşmuştur. 1990’lara gelindiğinde ise uluslararası sistem Sovyetler Birliği’nin dağılması ile iki kutupludan tek kutuplu hale dönüşmüştür. Eski Sovyet coğrafyasında ortaya çıkan boşluğu doldurmaya yönelik bazı girişimler ortaya çıkmıştır. Bu oluşumlardan birisi de 2014’te kurulan Avrasya Ekonomik Birliği’dir (AEB). Küreselleşme uluslararası ticarette rekabeti arttırırken gelişmekte olan ülkeler bölgesel entegrasyon girişimlerinde daha fazla yer almıştır. Bu çalışma AEB’nin doğuşu ve amaçları üzerine yoğunlaşırken üye ülkelerin ekonomik potansiyeli ve Birliğin geleceğine de projeksiyon tutmaktadır. Çalışma, AEB’nin üye devletlerin ekonomik kalkınma ve kültürel farklılıkları sebebiyle yakın gelecekte güçlü bir örgüt olmasının beklenmediği ancak gelecekte yeni iktisadi işbirliği alanları yaratabileceğini savlamaktadır.Öğe YEREL YÖNETİM BİRİMLERİ OLARAK BELEDİYELERİN SALGIN HASTALIKLAR KONUSUNDAKİ SORUMLULUKLARI: COVİD 19 PANDEMİSİ ÖRNEĞİ(2021) Karataş, Abdullah; Beşer, Nalan GördelesYerel yönetimler, sosyal hayat içerisinde büyük görev ve sorumluluklara sahip olan, hizmet noktasında halka en yakın kuruluşlardır. Toplumsal yaşamı etkileyen en temel unsurlar yerel yönetimlerin ilgi alanına girmektedir. Yerel yönetimlerin sorumlulukları arasında halk sağlığının korunmasının ise çok önemli bir yeri ve anlamı vardır. Çünkü sağlık, yaşam kalitesinin en temel koşuludur. Tüm dünyayı etkileyen salgın bir hastalık olan Covid 19 ise ekonomik, sosyal ve siyasi hayata dair her şeye dolayısı ile yaşam kalitesine karşı ciddi bir tehdit olarak etkilerini sürdürmektedir. Bu salgınla mücadelede, yerel yönetimlerin görevlerini layıkıyla yerine getirmeleri gerekmektedir. Belediyeler bu konuda diğer yerel yönetim birimlerine (il özel idaresi, köy) göre daha aktif rol üstlendikleri için bu çalışma belediyelerle sınırlı tutulmuştur. Çeşitli örnekler çerçevesinde, literatür taramasına dayalı olarak yürütülen bu çalışmada, Covid 19 pandemisi ile birlikte tüm salgın hastalıkların toplumsal etkileri ve bunlarla mücadelede yerel yönetimlere düşen görev ve sorumluluklar ele alınacaktır.Öğe İTHALAT, DÖVİZ KURU VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ZAMAN SERİSİ ANALİZİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ(1994-2018)(2020) Uçan, Okyay; Saraç, MelikeEkonomik faaliyetlerin nihai hedefi mal ve hizmetlerin niteliklerini geliştirerek refahı arttırmaktır. Bu amaca ulaşabilmek için açık ekonomi seçmektedirler. Açık ekonomiler için dış ticaret en önemli unsurlardır biridir.İthalatgünümüzde ülkelerin birbirleriyle etkileşiminde ve küreselleşmede en etkili araçtır. İthalatı; gelir seviyesi, ithal mallara yönelik ilgi, döviz kuru, dış ticaretin liberalleşmesi ve engellenmesi gibi faktörler etkilemektedir.Ülkelerin ithalatını belirleyen en önemlietkenlerise dövizkuru ve ekonomik büyümedir. 1994-2018 yılları arası Türkiye için yapılan bu çalışmada ithalat, ekonomik büyüme ve döviz kuru arasındaki ilişki birim kök, eşbütünleşme ve nedensellik kullanılarak araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre değişkenler arasında eşbütünleşme yani uzun dönemli ilişkisi tespit edilmiştir. Bir yıldan az bir zamanda kısa dönemli dalgaların uzun dönem dengesine yakınsanacağı sonucu elde edilmiştir. İthalat ile ekonomik büyüme arasında pozitif korelasyon ilişkisi saptanmıştır. Ayrıca ithalat ile döviz kuru ile ise negatif ilişki tespit edilmiştir. Ek olarak ekonomik büyümeden ithalata doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi saptanmıştır. Bir başka nedensellik ilişkisinin ise ekonomik büyümeden döviz kuruna doğru tek yönlü olduğu sonucuna varılmıştır.Öğe ÇOK BOYUTLU ÖRGÜTSEL KİMLİK ÖLÇEĞİ GEÇERLİLİK VEGÜVENİLİRLİK ÇALIŞMASI(2021) Çetin, Fatih; Çelebi, Muhammet AliBu çalışmada, Stoner, Perrewé, ve Hofacker (2011) tarafından geliştirilen Çok Boyutlu Örgütsel Kimlik Ölçeği’nin Türkçe’ye uyarlanması, geçerliliğinin ve güvenilirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada devlet ve özel üniversitelerde görevliakademisyenlerden oluşan iki farklı örneklem (n=121 ve n=518) kullanılmıştır. Toplanan verilerle yapılan analiz sonucunda ölçeğin alt boyutlarının Cronbach alfa güvenilirlik katsayılarının birinci örneklem için .71 ile .86 arasında, ikinci örneklem için .73 ve .84 arasında değiştiği görülmüştür. Ölçeğin kendi kendine kategorizasyon, uyum/örtüşme düzeyi, duygusal bağlılık ve davranışsal katılım olmak üzere dört faktörlü yapısı her iki örneklemde yapılan faktör analizleriyle doğrulanmış, farklı yapılarla öngörülen ilişkiler ölçüt bağımlı geçerlilik analiziyle desteklenmiştir. Ayrıca ölçeğin cinsiyet açısından yapısal ve ölçümsel olarak ayrışmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu bu bulgular, Çok Boyutlu Örgütsel Kimlik Ölçeği’nin Türkiye’de yapılacak çalışmalarda güvenilir ve geçerli bir araç olarak uygulanabileceğini ortaya koymaktadır.Öğe TÜRKİYE’DE 2009-2018 YILLARI ARASINDA KOBİ’LERVEGİRİŞİMCİLİKÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMALARINDEĞERLENDİRİLMESİ(2021) Yalçın, İbrahim; İşcan, Yasin MuratBu çalışma, KOBİ’ler ve girişimcilik konularındaki yapılan çalışmaların ortaya çıkışı ve günümüzde araştırma alanında gelinen noktaya kadar yapılan değerlendirme kısaca özetlenecektir. Çalışmada, akademik olarak Türkiye’de araştırma alanının nasıl değerlendirildiğinin anlaşılabilmesi için nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. 2009-2018 yılları arasında Tubitak-Ulakbim veri tabanı sosyal bilimler alanında dergi ve makale başlığında “KOBİ” veya “Girişimcilik” kelimeleri 311 adet makale ve 2 adet dergiye ulaşılarak MAXQDA 2018 programıyla değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmede, araştırma tasarımı olarak Nicel tasarım (186adet) , araştırma yöntemi olarak “Anket(169 adet) yöntemi ve araştırma konusu olarak “Girişimsel Davranış (74 adet)” ve “Finans ve Finansal Yönetim (71 adet)” konularının ağırlıklı olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye’de araştırma alanında gelecekte yapılacak çalışmalar için önermelerde bulunulmuştur.Öğe TAcİKİST AN İç SAVAŞı(2020) Taflıoglu, M. Serkanİç savaşlar genelde uzun süre biriken siyasi ve iktisadi sorunların tetikleyici bir unsur sonrası ortaya çıkar.Tacikistan iç savaşında bu unsurun Sovyetlerin dağılmasıyla ortaya çıkan şartlar olarak kabul edilebilir.Sovyet mirası etkin olduğu kadar iç savaş boyunca dış etkenlerde çatışmaların gidişatında etkin olmuştur.Fakat çalışmamızın ana ekseni Tacikistan iç savaşının çıkışı ve siyasi sürecin ortaya konulmasıdır. İç savaşlarçok değişkenli farklı disiplinler tarafından çalışması gereken önemli bir konudur. Bir ülkenin siyasi tarihinindoğru anlaşılması bugünkü sorunları anlamada en önemli yöntemlerden biridir. Bu sebeple çalışmadaTacikistan siyasi tarihi de genelolarak ortaya konulmaya gayret edilecektir. Makalede Tacikçe, Arapça,Farsça birincil kaynaklardan istifade edileceği gibi şahsi saha gözlemlerinden de yararlanılacaktır.Öğe IŞİD, ŞİDDET VE PROPAGANDA: EN-NEBE DERGİSİ İNCELEMESİ(2019) Salihi, EminAmerika Birleşik Devletleri (ABD) ve koalisyon güçlerinin 2003 Irak İşgalinden itibaren, önce el-Kaide ardındanIşid (Irak ve Şam İslam Devleti) gibi devlet dışı silahlı örgütler, bölgede belli bir toprak parçası üzerinde hâkimiyetkuran önemli aktörler haline gelmişlerdir. Işid, iki siyasi aracı kullanma şekli bakımından diğer devlet dışıaktörlerden ayrılmıştır. Bunlardan biri şiddet diğeri ise medya aracıdır. Işid Şiddeti bir araç olarak kullanırkenonu haberleştirip propaganda aracına dönüştürmüştür. Uyguladığı şiddetin meşruiyet zeminini oluşturmaya daçalışan Işid, medya aracını kullanarak ideolojisini ve kendince yorumladığı İslami referanslı kavramları insanlarabenimsetmeye çalışmıştır. Söz konusu kavramlardan Tekfir Doktrini yol gösterici kavramlardan biridir. TekfirDoktrini ile Işid, belli toplumsal pratikler kazandırmaya ve hitap ettiği kesime, kimleri öteki olarak görmelerigerektiği benimsetmeye ve uyguladığı şiddeti meşrulaştırmaya çalışmıştır. Çalışmada Işid’in Arapça diliyleyayınladığı dergilerden bir olan en-Nebe Dergisi’nden bazı dilsel pratiklerden örnekler verilerek Işid’in TekfirDoktrini bağlamında ötekileştirmeyi ve şiddeti nasıl meşrulaştırdığı incelenmiştir. Çalışmanın amacı, incelemekonusunu dergiden veriler elde ederek bulguları ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda İnceleme, içerik vesöylem analizi yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerden şu sonuca varılmıştır; Işid, TekfirDoktrininden yola çıkarak kendi yandaşlarına Türkiye dâhil Işid’in egemenliği altında olmayan herkesle her yerdesavaşılması gerektiği fikrini vermeye çalışmıştır.Öğe TEMEL BENLİK DEĞERLENDİRMESİ ÇALIŞANLARIN PERFORMANSINI NASIL ETKİLER? İŞE TUTULMANIN ARACILIK ROLÜ(2019) Güler, MuratÇalışanların performansları üzerinde etkili olan değişkenlerin ve bunların birbirleri arasındaki ilişkilerinanlaşılması, bireysel performansın etkin biçimde yönetilmesine katkı sağlayabilme potansiyeli taşımaktadır.Bu araştırmada çalışanların temel benlik değerlendirmelerinin bireysel performansları üzerindeki etkisininnasıl gerçekleştiğinin açıklanmasına yönelik olarak işe tutulma düzeylerinin aracılık rolü incelenmiştir. Buamaçla 238 çalışandan anket yöntemiyle kesitsel olarak veri toplanmış ve nicel analizler yapılmıştır. Analizlersonucunda elde edilen bulgular bireylerin olumlu benlik değerlendirmelerinin performansları üzerindeanlamlı etkisinin bulunduğunu ve işe tutulmanın bu etkiye kısmı olarak aracılık ettiğini, bununla birlikteolumsuz benlik değerlendirmesinin performans üzerindeki etkisinin ise tamamen işe tutulma aracılığıylagerçekleştiğini göstermiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular yazın bağlamında tartışılmıştır.Öğe URUGLAR VE JÜZLERİN KAZAKİSTAN'DAKİ SOSYOPOLİTİK YAPI İçİNDEKİ ROLÜ(2019) Düğen, Turgay15. yüzyıldan itibaren Türkistan bölgesinde Türk kökenli farklı uruğların (kabilelerin) bir araya gelmesiylesiyasi bir konfederasyon şeklinde Kazak Hanlığı kurulmuştur. Kazak Hanlığı çatısı altında yer alan halk zamaniçinde Kazak kimliği altında birleşmiştir. Bu birleşimin üstünden yaklaşık altı yüzyıl geçmiştir ancak bugünKazakistan 'da hdld bir alt kimlik olarak uruğlar varlığını devam ettirmektedir. Bu makalede tarihi bir altkimlik olan uruğların ve uruğlann birleşmesiyle oluşan jüzlerin Kazakistan'daki sosyo-kültürel yapısı içindekirolü incelenmiştir. Makale içinde uruğların günümüzdeki sosyo-politik yapı içindeki rolü incelenirken bazısorular üzerinden cevaplar aranmıştır. Uruğlar Kazak milli kimliğinin vazgeçilmez tarihi ve kültürel köklerimidir yoksa modern Kazak milli kimliğinin inşası karşısında ayrıştıncı bir kimlik midir? Uruğlar günümüzsosyo-politik yapısı içinde ne şekilde algılanmaktadır? Uruğ kimliği bir alt kimlik olarak devlet ve toplumiçinde bir statü ve ayncalık göstergesi midir? Bu sorular üzerinden gerçekleşen tartışmalar Kazak millikimliğinin inşası sürecinin de önemli bir parçasıdır. Bu sebeple Kazakistan 'daki uruğ ve jüzlerin toplumiçindeki rolü ve etkisi Kazakistan'daki genel sosyo-politik yapının anlaşılması için önemli bir meseledir.Öğe ACİLDURUMVE AFET YÖNETİMİNDE SÜREÇ YAKLAŞIMI VE TEKNOLOJİ(2020) Memiş, Levent; Babaoğlu, CenayAfetler, doğal ve yapay olmak üzerefarklı sebeplerdenmeydana gelmekte ve zararlara yol açmaktadır. Afetlere sebep olanriskleri tam anlamıyla sıfırlamak mümkün olmamakla beraber, etkinbir afet yönetimi zararların azaltılmasında fayda sağlamaktadır.Bu noktada risk belirleme ve zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarından oluşan bütünleşik afet yönetimi kabul görmektedir. Yer verilen aşamaların etkinliği için “örgütlenme, insan kaynakları ve teknoloji”unsurları temeldüzeyde önemkazanmaktadır. Bu çalışmada bütünleşik afet yönetimi, teknoloji odaklıolarakinceleme konusu yapılmıştır. Nesnelerin interneti, farklı türleriyle sensörler, GPS, 3D baskı,5G, uçan göz,sanal/artırılmış gerçeklik gibi teknolojik gelişmelerin,afet yönetimi açısından ortaya çıkardığıfırsatlarve afet yönetimi sürecinin etkinliğini artırma potansiyeli bu kapsamda incelenmiştir. Risklerin belirlenmesi ve zararların azaltılmasında farklı verilerin desteğiyle coğrafi bilgi sistemlerinin; hazırlık sürecinde uzaktan algılama, AR, VR ve erken uyarı sistemlerinin; müdahaleaşamasında mobil uygulamalar, 5G, nesnelerin interneti, sosyal ağlar, kayıt-zincirveuçan gözgibi yeniliklerin; iyileştirme aşamasında ise ortaya çıkan büyük verive uçan gözünöne çıktığı tespit edilmiştir. Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı baştaolmak üzere, Türkiye’de ilgili kurumların teknolojiyi afet yönetim sürecine dâhiletme çabası bilinmektedir. Bu çalışmada farklı teknolojilerin acil durum ve kriz yönetiminde nasıl kullanıldığı incelenmiş ve Türkiye’deki çabalar değerlendirilmiştir.Öğe İKTİsAT POLİTİKALARıNIN ÇİN VE HİNDİsTAN'IN KALKlNMASINDAKİ ETKİLERİ(2020) Kasım, Mehmetali; Yücel, FatihSoğuk Savaş döneminde az gelişmiş üçüncü dünya statüsünde olan Çin ve Hindistan 20 yüzyılın son çeyreğindeart arda ekonomik reform politikalarını hayata geçirmeye başlamış, hızlı büyüme gerçekleştirerek günümüzdedünya ekonomisi ve siyasetine yön verebilecek büyük güç statüsüne yükselmiştir. Oldukça hızlı büyümekte olanekonomisi, gittikçe artmakta olan milyonlarca orta sınıfı, sanayi, bilgi ve teknolojisiyle Amerika ve Avrupa gibigelişmiş ülkelere rakip olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada öncelikle, Çin ve Hindistan 'ın takip ettiği farklıekonomik model ve politikalarının ülkelerinin gelişmesini nasıl etkilediği incelenmiştir. Reform öncesi vesonrasındaki gelişmeleri karşılaştırılarak iktisat politikaları ve takip ettiği stratejilerin ülkenin ekonomikkalkınmasındaki önemi tartışılmıştır. Son olarak iki ülke arasındaki farklı gelişme performansına sebep olanunsurlar hakkında değerlendirme yapılmıştır.Öğe TAŞICIYI BİTKİLERİN TMS 16: MADDİ DURAN VARLıKLAR STANDARDI KApSAMıNDA MUHASEBELEŞTİRİLMESİ: FINDIK YETİşTİRİCİLİGİ YAPAN BİR TARIM İŞLETMESİNDE UYGULAMA(2020) Keleş, Dursun; Özulucan, AbitterTaşıyıcı bitkiler, bir hesap döneminden daha uzun süre tarımsal ürün üretmek amacıyla yetiştirilen vekendisinin kalıntı değeri haricinde tarımsal ürün olarak satış olasılığı çok düşük olan canlı varlıklardır. Bubitkilerin büyüme, çoğalma ve kuruma gibi biyolojik dönüşüm geçirme özellikleri bulunmaktadır. Buözellikler ise, taşıyıcı bitkilerin muhasebeleştirme ve değerleme işlemlerini özellikli kılmaktadır. Buçalışmanın amacı, TMS 16-Maddi Duran Varlıklar Standardı kapsamında taşıyıcı bitkilerinmuhasebeleştirilmesine ilişkin esasların açıklanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye 'de kurumsalolarak fındık yetiştiriciliği faaliyetlerinde bulunan bir tarım işletmesinin yasal izinler çerçevesinde teminedilen verileri kullanılarak 2017 yılındaki faaliyetlerine yönelik uygulama yapılmıştır. Bu uygulamakapsamında, ilk verim dönemindeki taşıyıcı bitkilerin TMS 16'ya göre muhasebeleştirilme ve dönem sonudeğerleme işlemleri gerçekleştirilmiştir.Öğe ÖRGÜTSEL DAVRANıŞ ARAŞTIRMALARINDA MADDE PARSELLEME: YÖNTEM VE UYGULAMA(2020) Güler, Murat; Çetin, FatihBu çalışmada, ölçülen yapıların ve madde sayısının fazla olduğu durumlarda verinin Yapısal Eşitlik Modelineuyumunu kolaylaştıran bir analitik teknik olarak madde parsel uygulamasını açıklamak ve hangi durumlardadaha uygun sonuçlar elde edilebileceğini incelemek amaçlanmıştır. Ulusal yazında madde parsel/em euygulamasını açıklayan oldukça sınırlı sayıda çalışma bulunması nedeniyle bu çalışma kapsamında önceparsel kavramı ve parseloluşturma stratejilerine değinilmiş, ardından bir veri üzerinde uygulama yapılarakfarklı stratejiler test edilmiş ve ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir.Öğe STRUGGLING THE PANDEMIC CRISES AS AGLOBAL PUBLIC GOODTHE ECONOMIC IMPLICATIONS OF PANDEMICS(2020) Güler, HünkarPublic goods which have the featuresof nonrivalry in consumption and nonexcludability have positive externalaties spreading the large masses, and also cover negative externalaties (public bads) not to damage the environment, health and so on.Cross-border spillover effects of externalaties actually makethe public goodsconvertto global public goods. In this sense, struggling the pandemics is a most crucial global public goodwhich doesnot only impacthuman life butalso preventsthe collapse of national economies. Pandemics slow the pace ofeconomic growth as well asincreasing theloss of workforce. Governments employ a balance between the increasein spread of disease and mortality, and economic stability. This paper attempts to explain the whole story of the pandemicsand their economic implications by giving examples from literature.Main finding resulted from the paperswritten on this issueisthatpandemics exacerbate the national economiesthrough different channels.Developed and developing countries should take the pandemicsinto account as a regressive power or obstacle infront of economic growth and stability of state budgets,strongly collaborate against pandemicas a naturel disaster, support their healthcare systems andbe ready for these kindsofdisasters












