LAFIZLARI BENZER İKİ AYETTEKİ TERKİBİN GENEL KABULE MUHALİF YORUMLAMANIN DEĞERLENDİRMESİ
Küçük Resim Yok
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Kur’ân-ı Kerim’in Medenî olan Bakara Sûresi’nin 146. ayeti ve Mekkî olan En‘âm Sûresi’nin 20. ayeti lafzı itibariyle müsavi olup nüzul zamanı ve bağlamları farklıdır. Bakara Sûresi’ndeki ayetin sibak ve siyakı kıblenin Kâbe’ye tahvilini, En‘âm Sûresi’ndekiayetin bağlamı ise şirki konu edinmiştir. Her iki ayet; “Kendilerine kitap verilenler onu evlatlarını bildikleri gibi bilmektedirler.” meâlindedir. Bilinen şeyin mahiyeti konusunda ihtilaf olmakla birlikte; “kendilerine kitap verilenler”in Yahudi ve Hristiyanlar olduğu konusunda müfessirlerin kahir ekseriyeti hemfikirdir. Bazı müfessirler, “kendilerine kitap verilenler”in Kur’ân-ı Kerîm’de Yahudi ve Hıristiyanlar’a mahsus kullanılan kurumsal/ıstılâhi bir terkip olduğu kanaatini beyan etmiştir. Hûd b. Muhakkem el-Huvvârî, Ebu Mansur Muhammed el Mâturîdî (ö.333/946)Muhammedb.Habîbel-Mâverdî(ö.450/1058)ve Muhammed Abdulhak İbn Atiyye (ö. 546/1152) gibi isimler Mekkî olan En’âm Sûresi’ndeki ayette yer alan “kendilerine kitap verilenler”in Mekkeli müşrikler, “kitab”ın da “Kur’ân” olduğu kanaatini izhar etmek suretiyle kurumsal/ıstılâhî anlama ve cumhurun kabulüne muhalif bir yorumda bulunmuştur. Mezkûr isimler ayetteki zamiri bağlam içerisinde şirk olarak anlamlandırmıştır. Makalemizin esas amacı kurumsalanlamavecumhurunkanaatinemuhalif yorumunun isabetli olup olmadığını tetkik etmek; bağlamı ve nüzul zemini farklı olan iki ayetin aynı rivayet ekseninde bağlamından koparılarak anlaşılmaya çalışılmasını tahlil etmektir.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Din Bilimi, Edebi Teori ve Eleştiri
Kaynak
Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
0
Sayı
39